Perşembe günü Farklı Fikirler Kulübü’nün (FFK) yeni bir toplantısındaydım. Konu sinema sanatı ve özellikle de “Münih’te 21 Saat” adlı filmin değerlendirilmesiydi. Grupta meslekten sinemacılar olmayınca sunumu yapmak, filmi değerlendirmek de bana düştü. Sunumuma pek çok yönden itirazlar da geldi. Tartışma, bir ara kızışır gibi de oldu. Zaten sunumlar farklı fikirler eşliğinde olduğu için karşıtlıklar da […]
Özel Mülkiyet, Aile ve Kadın
Tarihi Materyalizm Açısından ÖZEL MÜLKİYET, AİLE VE KADIN Marksizmin eşitlikçilik anlayışını özetleyen bir ifade olarak ‘bir tek kişi bile özgür değilse insanlık özgür değildir’ argümanının altını çizmek gerekir. Burada Marksizmin özüne uygun olarak özgürlüğü eşitlik olarak anlamak daha doğrudur. Halihazırda yeryüzü üstünde değil bir kişi, insanlık büyük kitleler halinde özgürlükten yoksun bir biçimde yaşamaktadır. Başta […]
Felsefenin Ayrıcalığı
Düşünce Disiplinleri İçinde FELSEFENİN AYRICALIĞI Bu hafta (21 Temmuz 2020) Felsefenin Gözü, düşünce disiplinleri içerisinde felsefenin yerini saptamaya odaklandı. Her felsefe düşüncedir ama her düşünce felsefe olmayabilir dedik. Çünkü düşünce çeşitli formlarda ortaya çıkıyor: Bilim, felsefe, sanat ve politika. Programda felsefenin diğer disiplinlerle yakınlıklarını ve farklılıklarını konuşarak felsefenin ayrıcalığını vurgulamaya çalıştık. Yedi Bilgeler’in düşünüş tarzı […]
Sanatın Dilinden Dersim Katliamı
Olay ve olguları kavramak üzere bakış açıları, düşünüş biçimleri, dünya görüşleri tek yapılı değildir. Düşünüleni ifade etmekte merkezi bir rol oynayan dilin gücü de mutlaka anılması gereken bir durumdur. Nasıl ki bilimin dili, edebiyatın diliyle aynı şey değilse felsefeyle politikanın ya da estetiğin dili de birbirinden farklıdır. Bu anlama, 1937-1938 yıllarında Anadolu coğrafyasında eşine ender […]
Haklar Ve Özgürlükler Felsefesi
Marx’a göre her çağın egemen fikirleri o çağın egemen sınıflarının fikirleridir. Bunu hukuk alanına da uygulayabiliriz: Her çağın egemen hukuku o çağdaki egemen sınıflara aittir. Bu bağlamda iki soruya yanıt aramak uygun görünüyor. Birisi: Peki emekçi sınıfların ve ezilen halkların fikirleri olsun konumuz açısından ezilenlerin hukuku olsun, bunlar nerededir? İkinci soru: Ailenin, özel mülkiyetin, devletin, […]
Mitolojilerin Devrimci Mirası
Egemen Hukuk Düzenlerine KarşıMİTOLOJİLERİN DEVRİMCİ MİRASI Söylemeye bile gerek yok ki hukuk düzeni ya da hukuk devleti, sosyal hukuk devleti denilenler de dahil olmak üzere efsaneden ibarettir. Hukukun felsefi bir değerlendirmesi başlıbaşına bir makale konusudur. Şimdilik şu kadarı söylenebilir ki egemen sınıfların çıkarını yansıtan hukuk kısmen de olsa emekçi sınıflara da hizmet eder. Çünkü sınıflı […]
Felsefe Gereklidir, Çünkü…
Yazı, yorum ve eleştirileriyle dikkatimizi çeken, ufkumuzu açan Kadir Can Aydemir geçen hafta sayfamda da yayınladığım mektubunun başlığını “Felsefe Nedir / Gerekli midir?” biçiminde belirlemişti. Mektubunda dile getirdiği eleştirel sorular ve üslup için teşekkür etmek isterim. Bu mektubunda, başlığa uygun olarak üç tane soru sormuş Kadir hoca. Başlığı ve buna bağlı olarak sorulan soruları merak […]
Etik-Estetik İncelik Kazanmak
Sanat felsefesi yapmak üzere bir araya geldiğimizde, henüz konuya başlamıştık ki bir soru ile sunumun gidişatı değişti: Sanat felsefesi yapmak sanat eserleri üzerine konuşmakla aynı anlama gelir mi? Felsefenin ne olduğunun araştırılması da bu noktadan hareketle yapılabilir. Yani bir “şey” üzerine konuşulmaya başlandığında felsefenin kapısından içeri girilir. Yapılan etkinliğin, konuşmanın ve de tartışmanın bilim, politika […]
Şiirimizin Epistemolojik Kaynakları
Sıklıkla kendimi felsefe sunumları içinde buluyorum; sanat, roman ve şiir sunumları da eksik olmuyor. Katıldığım bir şiir toplantısına ilişkin yazmak istiyorum bu sefer. Sunumu, iki tane şiir kitabı olan, ayrıca İngilizce dil eğitimcisi olarak tanınan, bu konuda da kitapları, yayınları bulunan Sinan Akdağ yaptı. Akdağ konuşmasına yeni şiirimizin tarihini özetleyerek başladı ki, dinlerken ben de […]
Roman Olay Anlatmak Değildir!
Daha önceki yazılarımdan birinde roman olmamış bir çalışmadan söz etmiş ve neden roman olmadığı ya da kötü roman (çirkin) olduğuna ilişkin bazı görüşlerimi nakletmiştim. Yine romancı adayı bir kadın yazar arkadaşımın çalışması üzerinde kısaca durmak istiyorum. Ayşe Güler arkadaşın çalışmasında da birçok roman olmayan eserde olduğu gibi gerçekleri anlatma ya da olay ve konu anlatma […]