Felsefe, sanat, hukuk, barış ve politik temalı bir dizi program için bu haftaki durak Mersin. Kentte, değişik çevrelerden pekçok arkadaşla bir araya gelmiş olduk. Gelişim, buraya baharın gelişiyle, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile aynı zamana denk geldi. Programlar, salon toplantıları, radyo ve televizyon sunumları ve arkadaş toplantı ve buluşmalarıyla devam ediyor / edecek. […]
Aydınlanma ve Barış Felsefesi
Güncel Gelişmeler Işığında AYDINLANMA VE BARIŞ FELSEFESİ Kapitalizm çağının en önemli özelliği hız ve nicelikler çağı olmasıdır. Üretim, hızla ve çok miktarda gerçekleşmeli, giyotinler insan boğazlarını çarçabuk uçurmalı, okul, hapishane, cami ve kiliseler hızlı bir şekilde inşa edilmelidir. Burjuva ideolojisinin, en ücra yerlere kadar hızla yayılması gereklidir. Bilim ve teknoloji olabildiğine ilerlemeli ve sömürücü sınıflar […]
Sürpriz Diye Bir Şey Yoktur
Güneşin Altında SÜRPRİZ DİYE BİR ŞEY YOKTUR Saldırı, gözaltı, tutuklama furyası bütün hızıyla devam ediyor. Bazen ivme düşüyor, bazen yükseliyor ama sistemde nitel bir değişiklik olmuyor. Son zamanlarda, siyasal arenada olup bitenler Hegel’in bir sözünü anımsatıyor insana: Güneşin altında yeni bir şey yoktur. Hegel bu duruma, “sınıflı toplumlarda ve sermayecilik çağında” diyerek bir de ön […]
Aydınlanmanın Karanlık ve Aydınlık Yüzü
Aydınlık ve karanlık diyalektiği çeşitli biçimlerde entelektüel dünyadaki önemini koruyor. Geçen hafta Komün TV’de yaptığımız programda Aydınlanmayı, onun içinde etkin olan üç filozofu, Voltaire, Rousseau ve Diderot’u ele aldık. Program boyunca meselenin karanlık ve aydınlık yüzüne bakıldı. Evrim Kalınlıoğlu’nun moderatörlüğünde ekrana gelen Felsefenin Gözü’nde Doç. Dr. Ufuk Özcan (sosyolog) ile birlikte Fransız Aydınlanma düşünürleri Voltaire, […]
Filozoflar ve Aydınlanmacılık
Aydınlanmaya yol açan başlıca düşünsel gelişmeler Rönesans ve Reform hareketleridir. Daha doğrusu bunlara zemin teşkil eden iktisadi devinimlerdir. Aydınlanmanın ilk filozofları olarak genellikle René Descartes, Gottfried Wilhelm Leibniz, Baruh Spinoza kabul edilir. İngiltere’de David Hume, John Locke ve Thomas Paine da kurucu isimler arasındadır. Aydınlanma felsefesinin en güçlü ayağı Fransa’dır. Denis Diderot, Claude Adrien Helvétius, […]
Voltaire, Rousseau, Diderot
Aydınlanmanın Üç Büyükleri VOLTAİRE, ROUSSEAU, DİDEROT “Yanlışlandı” edebiyatı devam ediyor. Liberallerin, Marksizme yönelik negatif söylemleri eksik olmuyor. Oysa durum tam tersi. Marksizm, sınıf mücadelesi söylemi üzerinden kurulmuş bir teoridir. O da, yeni gelişmelerle doğrulanıyor. Öte yandan yanlışlanan tüm liberal teorilerdir. Bu gerçekliğin de üstü örtülmek isteniyor. Hani aydınlanmanın, özgürlük, kardeşlik, eşitlik söylemi? Hani Nietzsche’nin übermensi? […]
Proletarya ve Devrim Tecrübeleri
Sınıf mücadelesi tarihinde yenilen veya zaferle sonuçlanan devrimler sürecinde 20. yüzyılın başları son derece zengin tecrübelerle doludur. Bu tecrübelerden beslenmek ve öğrenmek, son derece elzemdir. Özellikle yaklaşık on yıl boyunca devam ettiği halde yenilgiyle sonuçlanan Alman Devrimi’ni bilince çıkarmak gerekir. İkinci olarak da zafarle sonuçlanan Ekim Devrimi’ni anmak gerekiyor. Alman Devrimi kendine özgü çıkardığı devrimci […]
Düşman Kendi Ülkende!
Luxemburg, Liebknecht, Lenin: DÜŞMAN KENDİ ÜLKENDE! Minerva’nın baykuşu akşam karanlığında uçar diyor Alman filozofu Hegel. Olayların yatışmasını, akşam olmasını beklemek lazım. Teori yapmak için önce sosyal, siyasal süreçlerin bir noktaya evrilmesi gerekir. Nesnel analizler içinse öfkenin, duygunun durulması, aklın öne çıkması lazım gelir. Birçok iktisadi, felsefi ve politik sorunun ve siyasal şahsiyetin, tarihi üzerinden 100 […]
Ateş, İmge, Şiir ve Bilinç
İnsanoğlu, şiirin girmediği alan bırakmıyor. Her türden fenomen en olmadık yerlerinden kırılıyor, cümleler deforme oluyor, öbek öbek şiirleşiyor ve dizelere dökülüyor. Yaşanmakta olan her anın yarattığı, korku, panik, ürperti, ölüm duygusu bulunduğu yerde duramıyor. Duygulara, düşüncelere transfer olurken onu da estetik, felsefe, etik, şiir ve sanat izliyor. En çok da şiirin izlediğini ise tüm insanlık […]
Kavramlara Felsefeyle Baktık
Kavramlarla, onların kaynaklandığı gerçeklik arasındaki ilişkiyi açıklamak, düşünce çalışmaları bakımından son derece elzem bir konudur. Kavram yani temsilin, temsil edileni birebir yansıtıp yansıtmadığı sorusu baş sırada konumlanır. Marksizmin optiğinden bakıldığında bu yansıtmanın, sınıflı toplumlarda “ideolojik” bir şekilde gerçekleştiği ileri sürülür. Nitekim Kavram başka, gerçeklik başka söyler. Algı ve olgu ilişkisi de böyledir. Son yıllarda Türkçede […]