20 yaşlarımda seyahati ve otomobil kullanmayı severdim. Özellikle Türkiye’nin kıyı şeritini bir çok kez turlamışlığım vardır. Yakın zamana kadar denize, kuma, güneşe, yüzmeye de merakım vardı. Övünmek gibi olmasın yüzmede halen de iddialıyımdır. Diğer alışkanlıkları ise neredeyse hiç arzulamaz oldum. Yine erken yaşlarda İstanbul-Malatya yolculuğunu otomobil ile yapardım. Tofaş-Tipo, Reneault-Flaş, sonra Hundai ile gittiğimi anımsıyorum. […]
Kitabın Serüveni ve Sınıf Savaşımı
Kitap dünyası, bilhassa onun içinde olanlar için oldukça zengin ve renklidir. Temalar muhteliftir. “Kitapların sonu mu” tartışması başlıbaşına bir sorunsal olduğu halde bu yazıda detaya girmeyeceğim. Kitap hırsızlarının sosyal, ekonomik ve psikolojik çözümlemesi de bizi epey derinlere götürür ki o konuyu da tartışmaya açacak değilim. Ya okumadığı kitaplar, yazarlar ve yazılar hakkında konuşanlara ne demeli? […]
Felsefe – Filozof Tartışmasına Katkı / Kadir Can Aydemir
Geçen haftalarda başını Mehmet Akkaya hocamızın çektiği bir tartışma yaşandı: Felsefe nedir, filozof kimdir? Buradan hareketle Mehmet Akkaya’nın filozofluğu da sorgulanır oldu. Mehmet Akkaya filozof mudur? Memlekette felsefe ile biraz ilgili olan hemen herkesin, bu tartışmaya cevabı şu olacaktır: “Bizde (Türkiye’de) hiç filozof yok ki Mehmet Akkaya da filozof sayılsın!” Bu cevap, çok genel olarak […]
Pervin Buldan’ın Yanlışı
Geçen haftasonu bir grup arkadaşla birlikte HDP’nin Kartal’da (İstanbul, 7 Ağustos 2022) düzenlediği mitinge katıldık. Giderken kafamdaki birçok görüş, argüman ve hipotezi de test etme niyetindeydim. Marksist siyaset felsefesinde birey-yapı ilişkisi (volüntarizm-determinizm) bunlardan birisidir ki, başlık da bu konuyla ilgili olarak düşünüldü. Ayrıca Marksist siyaset psikolojisi açısından korku-cesaret diyalektiği, sınıfsal ve kimlik taleplerinin önemi, önem […]
Çocuklar Felsefeyi ve Bilimi Yalanlıyor
Geçen sene çocukların etkinlik gösterdiği bir kurumdan felsefe dersi vermek üzere bir teklif alınca biraz garibime gitmişti. Felsefe öğretmeni olmadığımı yetişkinlerle birlikte felsefe yaptığımı, konferanslar verdiğimi ve felsefe kitapları yazdığımı söyleyince kurumdaki yetkili biraz şaşırdı. Çünkü bunların aynı şeyler olduğunu düşünüyordu. Çocuk-yetişkin ne fark eder? Ayrıca felsefe dersi vermekle felsefe yapmak arasında ne fark olabilirdi […]
Felsefe Nedir, Filozof Kimdir?
Son zamanlarda içinde bulunduğum entelektüel mekanlarda üç-dört konu ve sorunla yüzyüze geldiğim oluyor. Birincisi felsefe nedir? sorusuna yanıt aramak. İkincisi felsefenin din ile olan ilişkisini açığa çıkartmak. Üçüncüsü filozof kime denir? sorusunun tartışmaya açılması. Bir başkası da gerçek ve buna ilave olarak gerçeklik ve gerçekçiliğin Marksist yorumunun ne olduğudur. Bütün bu konuları değil de bu […]
Yüksek Sesli Felsefi Şiirler
Geçtiğimiz günlerden birinde Muzaffer Oruçoğlu ile felsefe ve sanat-şiir ilişkisini konuşuyorduk. Sanata ilginin azaldığını ve önümüzdeki süreçte daha da azalabileceğini, buna mukabil felsefeye ve politikaya ise ilginin artacağını söyledi. Gerekçesini açıklarken de sanatın, giderek hayali konu ve sorunlar içine fazla gömüldüğüne dikkat çekmişti. Ben de -kısmen- desteklemiştim bu yaklaşımı. Öte yandan politikayı, özellikle de felsefeyi, […]
Duygu Felsefesinin Dört Büyükleri
Spinoza, Kant, Schopenhauer ve Nietzsche: DUYGU FELSEFESİNİN DÖRT BÜYÜKLERİ Tek tarz bir felsefe olmadığını birçok kez vurguladığımı anımsatmak isterim. Felsefenin çağlara, filozoflara, akımlara, sınıflara, coğrafyalara göre değişik şekillerde üretildiğini ve icra edildiğini görüyoruz. Bu yüzden de hangi felsefe, kimin için felsefe, neden felsefe? türünden soruların varlığı da insanı şaşırtmamalı. Bu metinde çağdaş felsefe akımı olarak […]
Felsefe: Marx’tan Önce ve Sonra
Kim ne derse desin toplumun (zenginiyle yoksuluyla) felsefeye, Marx’a ve komünizme olan merakı yaşamın her alanında sürüyor. Her türden maddi ve kültürel etkinliğin dayandığı, dönüp dolaşıp geldiği yer Marksizm oluyor. Marx ismi de, bir şekilde felsefe ve komünizm gibi iki kavrama gönderme yapıyor. Burada yaşamın gündelik akışı içinde tanıklık ettiğim bir tecrübeyi Marx ile de […]
Hakikatin İzinden Yürümek
Zulmün 10.000 yıldan beri “uygarlık”, “modernizm” “aydınlanma, “demokrasi” ve “hukuk” adı altında yaydığı karanlığa karşı hakikatin kızıl ışığını bir kez de Sivas’ta yakmak üzere yürüyüşe geçenler, bundan tam 29 yıl evvel saray ve saltanat sahipleri tarafından yakılarak katledildiler. 2 Temmuz 1993 tarihinde bir kez daha katliama uğradı Kızılbaş/Alevi toplumu. Çünkü hakikatin ışığını yakanlar, her tarihsel […]