Dönüşen Şehir Sergisi FOTOĞRAFÇILIK BİR SANAT MIDIR? Hafta içinde sanat ve fotoğrafçılığa ilişkin tartışmalar içinde buldum kendimi. Yeni sanatçı arkadaşlarla tanışmak, bir araya gelmek bunda etkili oldu. Timurtaş Onan’nın fotoğraf sergisi önemli bir vesileydi bunun için. “Dönüşen Şehir” adını verdiği sergide eski usul, analog makineyle çektiği yüz civarı eser yer alıyordu. İstanbul’un yakın tarihini resmetmek […]
Devrimci Edebiyatın Neresindeyiz?
İki yazar / İki Eser DEVRİMCİ EDEBİYATIN NERESİNDEYİZ? Sen gittin ya Demlediğim çay öksüz Sohbetler sözsüz kaldı Sen gittin ya Yağmur bulutsuz Gece gündüzsüz kaldı Hani derler ya Her şey karşıtıyla vardır Geriye boşluk kaldı Sen gittin ya Ağıtlar sessiz Varlığım sensiz kaldı. (Sait Oral Uyan) Bugün devrimci edebiyata örnek teşkil eden iki eserin eleştirisini […]
Felsefe, Dil ve İbadet
“Alevilerin ibadet dili Türkçedir” sözleriyle başlayan bir tartışma var. Dilin, filozofça ele alınması ilginç olabilir. Biz de sürece kenarından eklemlenebiliriz. Nitekim “dil felsefesi” adıyla bir de felsefe disiplini var. Dili, analiz etmek, işlevini açıklamak zordur. Einstein’a, cinsel organını sormuşlar dilini göstermiş. Çok mecazi bir yanıt! Dilim, başıma giydirir kilim demişler. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır […]
Nihat Behram İle Buluşma
Şair, Sanatçı, Aktivist NİHAT BEHRAM İLE BULUŞMA Nihat Behram ile uzun yıllar sonra yeniden, İsviçre’nin Basel şehrinde bir kafeteryanın bahçesinde buluştuk. Çay – kahve eşliğinde süren sohbetimize Kazim ve Zeki de eşlik etti. Buluştuğumuzda seksen yaşına geldiğini söyledi Behram. Demek ki aramızda yaklaşık 20 yıl yaş farkı var. Sanat, edebiyat, şiir ve yazdığı öykülerin yaşı […]
Aleviler ve Eşitlikçi Kaynaklar
Almanya – Weil’de Konuşma ALEVİLER VE EŞİTLİKÇİ KAYNAKLARI Önceki gün bir grup arkadaşla Weil am Rhein Alevi Kültür Derneği’nde bir araya geldik. Alevi toplumunun kültürel, inançsal, felsefi, tarihsel boyutlarına ilişkin bir sunumum oldu. Moderatörlüğünü Kazim Sarı’nın yaptığı sunum sırasında çeşitli tartışmalar, kitap sergisi ve lokma ikramı da söz konusu oldu. Sarı, programın başında ve içinde […]
Devrimci Tutsaklarla Dayanışma
Önceki gün Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu’nun düzenlediği bir etkinlikteydik. 100 civarında bir katılımla Stuttgart’ın ormanlarında bir araya geldik. Piknik atmosferinin egemen olduğu koşullarda gerçekleşen buluşmanın teması “Devrimci tutsaklarla dayanışma” idi. Toplantıda, benim de hapishane ve tutsaklık bahsine felsefeden bakan bir sunumum oldu. Merak edenler için sunumdan bir kaç temayı burada da paylaşmak istiyorum. Hapishane, kriminal […]
Filozofların Tanrı’yla Mesaisi
Aurelius Augustinus FİLOZOFLARIN TANRI’YLA MESAİSİ Augustinus, çocuk ve gençliğinde Hıristiyanlık karşıtıdır. Dokuz yıl Manicilik dininin etkisinde kalmıştır. Maniciliğin, Kızılbaşları etkileyen bir dinsel anlayış olduğu da ileri sürülür. Onun kurucusu olan Mani’ye göre bu inanç elini, belini, dilini mühürle diyen bir inançtır. Augustinus deyince sofistler de akla gelmelidir. Protagoras, her şeyin ölçüsü insandır, demişti. Önceleri buna […]
Yazarlar Ne Yazıyor?
Üç yazar Üç Kitap YAZARLAR NE YAZIYOR? Üç yazar arkadaşın daha kitapları elime ulaştı. İnsanı yazmışlar, dünyayı yorumlamışlar, kendilerini anlatmışlar, değişmenin, dönüşmesin koşullarını paylaşmışlar. Estetik kurmuşlar kendilerince, siyasi yönelimler içine girmişler. Bununla da kalmayıp değiştirme kültürüne odaklanmışlar. Mustafa Erdem, Devrim Gür ve Turan Karatepe’den söz ediyorum. Kitabın tarihselliğine ve değerine ilişkinin bir kaç söz ederek […]
Kentlerin Çekim Gücü
Yetmiş günlük kır tecrübesinin ardından sonra dün tekrar İstanbul’daydım. Dön dolaş yeniden kentsel yaşam! Neden bu mecburiyet? Sanırım yanıt, kentlerin çekim gücünde gizli. Bu da, yaşamı kendimizin değil, tek tek bireylerin, insanın da değil sermayenin belirlediği anlamına geliyor. Sanki biz belirliyormuşuz gibi de bir “algı” oluşuyor. Bir ömür boyu, bu algıyı hakikat zanneder inanıp gideriz. […]
Sivas’ın Kızıl Karanfilleri
Akşam karanlığı olduğu tavukların kümese girmesinden belli oluyordu. Kahve kapanmak üzereydi. Hava nispeten serindi. Oyunu kaybeden okeyciler, çay paralarını ödüyordu. Kaybedenler arasında derneğin yöneticisi ve başkanı Seyit Ali de bulunuyordu. Nispeten sessizlik vardı mekanda. Koşar adımlarla köy / kasaba kahvesine giren Kösem Dede, önce elinde para sayan kahve sahibi İmam dayıyı ve sonra Seyit Ali’yi […]