Önceki gün Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu’nun düzenlediği bir etkinlikteydik. 100 civarında bir katılımla Stuttgart’ın ormanlarında bir araya geldik. Piknik atmosferinin egemen olduğu koşullarda gerçekleşen buluşmanın teması “Devrimci tutsaklarla dayanışma” idi. Toplantıda, benim de hapishane ve tutsaklık bahsine felsefeden bakan bir sunumum oldu. Merak edenler için sunumdan bir kaç temayı burada da paylaşmak istiyorum. Hapishane, kriminal […]
Filozofların Tanrı’yla Mesaisi
Aurelius Augustinus FİLOZOFLARIN TANRI’YLA MESAİSİ Augustinus, çocuk ve gençliğinde Hıristiyanlık karşıtıdır. Dokuz yıl Manicilik dininin etkisinde kalmıştır. Maniciliğin, Kızılbaşları etkileyen bir dinsel anlayış olduğu da ileri sürülür. Onun kurucusu olan Mani’ye göre bu inanç elini, belini, dilini mühürle diyen bir inançtır. Augustinus deyince sofistler de akla gelmelidir. Protagoras, her şeyin ölçüsü insandır, demişti. Önceleri buna […]
Yazarlar Ne Yazıyor?
Üç yazar Üç Kitap YAZARLAR NE YAZIYOR? Üç yazar arkadaşın daha kitapları elime ulaştı. İnsanı yazmışlar, dünyayı yorumlamışlar, kendilerini anlatmışlar, değişmenin, dönüşmesin koşullarını paylaşmışlar. Estetik kurmuşlar kendilerince, siyasi yönelimler içine girmişler. Bununla da kalmayıp değiştirme kültürüne odaklanmışlar. Mustafa Erdem, Devrim Gür ve Turan Karatepe’den söz ediyorum. Kitabın tarihselliğine ve değerine ilişkinin bir kaç söz ederek […]
Kentlerin Çekim Gücü
Yetmiş günlük kır tecrübesinin ardından sonra dün tekrar İstanbul’daydım. Dön dolaş yeniden kentsel yaşam! Neden bu mecburiyet? Sanırım yanıt, kentlerin çekim gücünde gizli. Bu da, yaşamı kendimizin değil, tek tek bireylerin, insanın da değil sermayenin belirlediği anlamına geliyor. Sanki biz belirliyormuşuz gibi de bir “algı” oluşuyor. Bir ömür boyu, bu algıyı hakikat zanneder inanıp gideriz. […]
Sivas’ın Kızıl Karanfilleri
Akşam karanlığı olduğu tavukların kümese girmesinden belli oluyordu. Kahve kapanmak üzereydi. Hava nispeten serindi. Oyunu kaybeden okeyciler, çay paralarını ödüyordu. Kaybedenler arasında derneğin yöneticisi ve başkanı Seyit Ali de bulunuyordu. Nispeten sessizlik vardı mekanda. Koşar adımlarla köy / kasaba kahvesine giren Kösem Dede, önce elinde para sayan kahve sahibi İmam dayıyı ve sonra Seyit Ali’yi […]
Felsefe Niçin / Neden Doğdu?
Descartes demişti ki bir cisme hiçbir etki olmaz ise bu cisim duruyorsa sonsuza dek olduğu gibi durur, hareket ediyorsa sonsuza kadar hareket etmeye devam eder. Buna göre oluş da yok oluş da bir veya birden çok nedeni gerekli kılıyor. Felsefenin ortaya çıkması da böylesi nedenleri gerektirir. Ana akım, burjuva – feodal felsefe tarihi bilgilerinin söylediği […]
Kürecik Dağlarında Yürüyüş
Komutan erken kalkmıştı bu sabah. Bölüğü hızlı bir biçimde topladı. İçtima yapıldı, sayım alındı. Kürecik Radar Üssü’ne çıkan yolların iki koldan kapatılması emrini verdi. Bölgede üs karşıtı bir yürüyüş olacağı haberini belli ki önceden öğrenmişti. Çarçabuk silahlar kuşanıldı, ön provalar yapıldı. Sivil ordu mensupları, gazeteci görünümlü görevliler de gerekli hazırlıkları yaptı. Su, gaz ve zehir […]
Filozof Kime Denir?
Felsefe, 2500 yıldır hep güncel. Bilenin bilmeyenin ağzında. Bunun felsefi bir sorunsal olduğu açık. Felsefenin ne olduğu, filozofun kim olduğu soruları da her zaman yanıtı aranan sorular olmuştur. Yol TV ekranlarında yayınlanan Filozofun Merceği programında biz de bu soruya yanıt arıyor olacağız. Felsefe gibi filozoflar da çoğu zaman gereğinden fazla abartılır, onlara kutsiyet yüklenir. Felsefe […]
Malatya’da Dördüncü Gün
Salı günü gece yarısı İstanbul’dan Malatya’ya geldim. Geleli dört gün oluyor. Böyle, bir cümlelik söz ederek 6-7 saat süren yolculuğu sanki hiç bir aksilik olmadan, mutlu – mesut bir şekilde, birkaç dakika içinde geçirmiş gibi söylüyorum. İşin aslı öyle değil. Eskiler “Felsefe yolda olmaktır” dermiş ama ne yol eski yol ne de araçlar eski araçlar. […]
Cinsellik ve Ormanın Oyunu
Bir pazar sabahı buluştu iki arkadaş. Aynı gelenekten iki kişiydiler. Alişer, diğerine oranla nispeten genç sayılırdı. Elindeki termosu göstererek “hanım çay demlemiş, sağolsun” dedi. Sabahın seherinde yol boyu yürümeye başladı Alişer. Birazdan Gürdal da göründü. Elinde iki koli erzak vardı. Morali iyiydi. “Sigara, çay ve kahvaltı malzemesi var” dedi. Birlikte otobüse doğru yürürken akıllarında psikoloji […]