Acıbadem Üniversitesi’nde;
İLETİŞİM FELSEFESİ NEDİR?
İletişimde anlaşmazlık sorununun nedeni kullanılan dil ve davranış biçimleri olabilir mi? Eğer sorun, kullanılan dil ve davranışların yanlışlığından kaynaklanıyorsa bu sefer de bunun nedenini incelemek gerekmez mi? İletişimin veya komünikasyonun sağlanmasında bireysel tavırlardan ziyade sosyal gerçekliğin payı, kuşkusuz ki asıl belirleyicidir. Bir ilişki, platform ve ortamda bir uyumsuzluk, iletişimsizlik sorunu varsa söz konusu ortamda esasen sınıfsal, sosyal, imkan ve statüler arasındaki çatışmalar vardır. Dolayısıyla iletişimde sorun, dil ve davranıştan daha çok sosyal ve sınıfsal farklardan kaynaklanır.
Böylesi bir bakış ve düşünce yöntemini paylaşmak üzere bir grup genç öğrenci kitlesiyle birlikte bir araya geldik. Bunun için 19 Şubatta Acıbadem Üniversitesi’nde “iletişim becerileri ve sunum teknikleri” dersindeydik. Konuşmamda, iletişim felsefesinden hareketle iletişim bilimlerinin arka planını açıklığa kavuşturmaya çalıştım. İletişim araçlarının tarihçesi, filozofların yaklaşımlarına atıflar da yaparak genişletildi. Sunumun içeriğine dair bir kaç noktanın altını çizmeden evvel, beni davet eden değerli akademisyen arkadaşım Asuman Çıkar ve tarih doçenti Özgür Mutlu hocaya teşekkürlerimi iletmek isterim.
İletişimin Tarihsel ve Aktüel Boyutu
-İletişim, karşılıklı anlam üretmesi bakımından insan dünyasının en temel alışkanlığıdır. Hayvan dünyasından ayrıldığı nokta da burada ortaya çıkar. Diğer varlıklar arasındaki iletişim, mekaniktir ve bu nedenle de kısa sürelidir, sınırlıdır ve anlam üretmez. İnsanlar arasındaki iletişim ise uzun mesafelidir ve canlıdır. Eskiden olduğu gibi insan, günümüzde de adeta iletişim sisteminin içine doğuyoruz. Dilbilim de bunu iddia etmektedir. İşetişim ile dilbilim arasında, göstergebilim arasında bağ kurmam, sanırım dikkati çekmiştir.
Günümüzde kitle iletişim araçları, eski çağlara göre çok genişledi. Ulak ya da kurye ile mektupla iletişim kurma dönemi geride kaldı. Eski çağlarda iletişim/komünikasyon yani haberleşme bunlarla sağlanıyordu. Kitap, dergi ve gazeteye, önce radyo ve televizyon eklendi. Yani sözlü, yazılı ve görsellik etkiliydi. Şimdilerde ise buna internet teknikleri, mobil telefonlar, uydudan yayınlar ilave oldu. Sosyal medya ve Web siteleri büyük bir yer kaplıyor. Sunumda aktüel örneklere birçok kez değiştiğimi anımsatmak isterim.
İletişimde Temel Terimler
Dersteki sunumda iletişimin temel terimlerine de değindik. İletişim konusu ele alındığında mutlaka anılması gereken bir kaç terim olduğu hemen fark edilecektir. İletişim, dili zorunlu kılar. Dilin sözsel olmak yanında beden dilini de anımsamak gerekir. Jest, mimik, duruş, bakış da anlam iletir. Dil deyince: sözsel dilin ve beden dilinin altını çizmek zorunludur. İletişimde, ileten, ileti, iletilen, kanal, bağlam, dönüt mutlaka akla gelir. Bunlar diyalektikteki tez, antitez, sentez süreçleri gibidir. İletişim türleri ise sözlü, sözsüz, görsel ve yazılı iletişimlerdir. Bunlar içinde sözsüz olan jest ve mimikler konuşmayı besleyen bir iletişim türüdür. Etkili iletişim içinse dinlemeyi bilmek gerek. Suçlayıcı konuşmamak lazım. Ayrıca konuşmayı jest ve mimiklerle beslemek lazım. Kişiye değil görüşlerine bakmak da etkin iletişime katkı yapar.
İletişim ve Communication
Sunumda en çok iletişimin etimolojisi üzerinde duruldu diyebiliriz. İletişim ile eşitlik, toplumsal uyum ve demokratik davranış arasındaki ilişkiye vurgu yapıldı. Bunun için iletişim teriminin, etimolojik olarak communication ile ilgili olması son derece önemli olduğu anımsatıldı. İletişimin kökeni ile eşitlikçi toplumların kökenleri aynıdır. Communication, en eski olduğu düşünülen birçok felsefi kavramdan bile eskidir. Örneğin idea ve töz gibi kavramlara oranla da eskidir. Toplumsal yaşam alanları olarak da polis, site gibi terimler biliniyor. İletişimin, bunu da öncelediği anlaşılmaktadır. Çünkü communication, aynı zamanda eşitlikçi komünal toplumlara gönderme yapar.
İletişimin, en eski toplumsal mekanlarla bağlantılı olması, insanlık için ne derece elzem bir konu olduğunu göstermektedir. İletişim terimi, güncellik açısından olduğu kadar politik açıdan da son derece önemlidir. Communication, Türkçede kullandığımız iletişim kelimesiyle de komünist ve komünizm kelimesiyle de ilgilidir. Communication, yani ilkel komünal toplumlar ve komünizm, ortaklaşma ile ilgilidir. Burada eşitlik olur. İletişim de eşitliği gerektirir. Bir doktorun, diğer bir doktorla iletişim kurması kolaydır. Fakat başka branş veya halktan birisiyle iletişim kurması zordur. Bu zorluğu aşması için özel olarak eğitilmesi gerekiyor. Bunlar çoğaltılabilir.
İletişim, Bilim ve Felsefe
Kavramsal bir çerçeve de çizildi. İletişim, eski çağlardan beri varlıklar, canlılar, hayvanlar ve özellikle insanlar arasındaki temas ve diyaloğa karşılık gelir. Aynı zamanda günümüz açısından iletişim bilimlerinden ve iletişim felsefesinden söz ediyoruz. İletişimin bir disiplin olarak kurulmuş olması yenidir. 20. yüzyılın ikinci yarısıdır. İletişimin gelişmesi ve bir disipline dönüşmesi, sanayi toplumuna tekabül eder. İletişim, insanlar arasındaki ilişkileri araştıran, inceleyen bir bilim olarak ortaya çıkmadan evvel sosyal bilimlerin içinde yer almıştır. İletişimin klasik kaynakları arasında Spencer, Durkheim, Comte vb isimler vardır.
İletişim, kendisi bağımsız bir bilim olmadan, sosyal bilimlerin içindeydi dedik. Bilim sınıflamasından evvel de felsefenin içinde kendine yer bulmuştur. Özellikle dil çalışmalarında, dil-düşünce ilişkilerini incelerken iletişim üzerine de düşünülmüştür. Dilin iletişim aracı olarak görüldüğü bilinen bir realitedir. Eskiden sosyal bilimler iletişimi içine alırken şimdilerde iletişim bilimleri, sosyal bilimleri içine alıyor. İletişim bilimleri yapmak için felsefe, sosyoloji, psikoloji, dilbilim bilmek kaçınılmaz…
Gorgias ve Konfüçyus
Dedim ya, filozoflara da başvuruldu. Gorgias’ın nihilist tavrı, dil felsefesinin kurulmasına tersten katkı yapmıştır. Bilgiyi, dil yoluyla ifade etmek mümkün değildir. Çünkü dil, bilginin doğasına uygun olmadığı için başkalarına taşıyamaz. Bu yüzden ileti değil, iletinin nasıl aktarılması gerektiği daha önemlidir. Konfüçyus ise Gorgias’ın tam tersine dili ve dolayısıyla iletişimi önemser. Ona göre bir toplumu düzeltmek istiyorsak dili düzeltmemiz gerekiyor. Oysa bana göre durum tam tersidir. Dil yanlışlarının ve iletişimin bozuk olması, esasen toplumun bozuk olmasından kaynaklanır. Ne denli eğitimli olursa olsun, bir patron ile işçi hemfikir olamaz.
Karşındakinden hoşlanmayan bir kadın veya erkek, o kişi ne denli nazik bir dil ve davranış içinde olursa olsun iletişim kuramaz. Bir toplumda iletişimi kuran dilin bozuk olması, dolayısıyla iletişimin bozuk olması veya iletişimsizlik, toplumsal ilişkilerin bozuk, dengesiz, eşitsiz olmasından kaynaklanır. Sınıflı bir toplumda, zengin ve fakirin olduğu her yerde, sömürünün, ezen ve ezilenin olduğu bir dünyada iletişim, uzlaşmacı bir dil ve ilişki olmaz. Etkin ve başarılı bir komünikasyon sağlayamaz. Dilin ve iletişimin başarılı olması, düzeltilmesi için toplumsal ilişkilerin, mülkiyet şekillerinin düzeltilmesi lazım gelir. Bu bağlamda Hegel ve elbette ki Marx’ın adları da geçirildi. Frankfurt Okulu’nun eleştirilerini de özetlemek durumunda kaldık.