site logo
  • ANASAYFA
  • FELSEFE
  • POLİTİKA
  • SANAT
  • HAKKINDA
  • KİTAPLAR
  • KONUK
  • ETKİNLİK
Aralık 12, 2022  |  By Mehmet Akkaya In Etkinlik, Felsefe, Politika, Uncategorized

Şeyh Bedreddin Filozof muydu?

Afiş 1670840836637

Bu haftaki programa çarpıcı bir başlık koyalım dedik: Şeyh Bedreddin filozof muydu? Filozof olmaya filozoftu da hangi sınıftan yana bir filozoftu? Ana akım filozof muydu, toplumcu muydu? Selçuklu ve Osmanlı soyundan geldiği halde kendi soyuna ve kendi sınıfına ihanet eden ender filozoflardan birisiydi. Benim aklıma hemen Engels ve Nazım Hikmet gibi isimler geliyor. Mülkün dünyasına doğdukları halde dünyayı değiştirmek isteyen düşün ve sanat insanı, tarihte pek azdır. Bedreddin de bunlardan birisiydi. Entelektüel mesaisini Anadolu, Mezopotamya ve Balkan halklarına adadı. Bu halklar ki onun eşitlikçi ideallerini 600 yıldır dünyanın her yerinde etkili kılmaya çalışıyor. Özel birisinden söz edildiği belli. Dolayısıyla da Komün TV ekranlarında sunulan Felsefenin Gözü programına bu hafta Şeyh Bedreddin’i taşıyalım dedik. Üstelik Aralık ayı, filozofun katledildiği ay olarak biliniyor.

Aralık ayı, ülkemiz tarihi açısından ölümler, saldırılar katliamlar ayı. Maraş katliamı, Erdal Eren’in idamı, 19 Aralık hapishane kıyımı, Roboski ve daha niceleri… Niceleri derken konumuz olan Bedreddin’i de anmak isterim. Zira bazı kaynaklara göre Bedreddin 18 Aralık 1418 yılında idam edilmiştir. Demek oluyor ki Osmanlı-Türk tarihi, esasen sınıf mücadeleleri tarihinden ibarettir. Buradan bakıldığında Bedreddin’in politikayı felsefeye eşitlediği ileri sürülebilir. Daha doğrusu onun ontolojisine göre varlık bir bütündür. Kültürel ve zihinsel ürünler de bir bütündür.

Bizanslı tarihçi Dukas’a göre Bedreddin şunları söylemişti: “Ben senin evinde kendi evim gibi oturabilmeliyim, sen benim eşyamı kendi eşyan gibi kullanabilmelisin. Çünkü bütün bunlar hepimiz içindir ve hepimizin malıdır.”

Bedreddin vahdeti vücut’a ve vahdeti mutlaka bağlanır. Varlıklar arasında hiyerarşi yoktur. Erkek kadından üstün değil. Canlı cansızın üzerinde görülmüyor. İnsan hayvana üstün sayılmıyor. Dünya evrenin merkezi değildir. Varlıklar birbirine eşittir. Gerek Kızılbaş tasavvufunda gerekse de Bedreddin’de düşünce yani felsefe varlığa karşılık gelir. Bu noktada Spinoza ve Hegel’e atıf yapmak ilginç olabilir. Spinoza için her varlık başka varlıktan doğar. Hegel ise ussal olan ile gerçek olanı özdeş saymaktadır.

Bedreddin’i, teoriyi pratiğe irca etmiş özel filozoflardan birisi saymak yanlış olmaz. Düşünce tarihinde ona ilk dersek ikinci filozof tipi olarak da Marx’ı örnek gösterebiliriz. Marx için de söz eyleme eşittir. Felsefe biter pratik başlar, teori değiştirme etkinliğine dönüşür. Bilgi felsefesi söz konusu olursa Bedreddin akılcıydı. Kahire’de tanıştığı hocası Şeyh Hüseyin Ahlati ise duygucuydu. Bedreddin belki de iki görüşü birleştirdi: Akıl ile biliyor, duygu ile görüyoruz. Yine de Ahlati ve Bedreddin açısından bilmek, öğrenmek güzeldir ama eylem ve değiştirme olmadıkça bunların bir değeri yoktur.

Bedreddin’in Marx’ı önceleyen bir şahsiyet olarak düşünülmesi ilginçtir. Her ikisinin de hukuk sorunlarını bırakıp dünya sorunlarına yöneldiği, hukuksal eşitlik yerine toplumsal eşitliği koyduğu düşünülebilir. Bedreddin, feodal dönemde ortaya çıktığı ve toprak mülkiyetinin “özel” formuna son vermek istediği için Marx, Engels ve Marksizmin öntarihi olarak da okunabilir.

Bedreddin hareketi, Börklüce Mustafa’da kendini gösteren “kadınlar hariç her şey ortak olmalı” düşüncesinden dolayı kadını, tarih sahnesinde ilk defa anan bir hareket olması bakımdan da ilginçtir. Marx ve Engels de Komünist Manifesto’da, kadın meselesini aile bağlamında anmışlardır. Her iki anmada da ailenin ortadan kaldırılmasına yönelik bir eğilim vardır. Zira bu kurum feodal ve burjuva mülkiyetine dayandığı için kadını da mülk durumuna düşüren bir özelliğe sahiptir.

Filozoflar gezgin oluşlarıyla da tanınırlar. Bu geziler bazen gönüllü bazen zorunlu oluyor. Sürgünler deyince de muhalif, toplumcu filozoflar akla gelir. Bu açıdan Bedreddin ve Marx’ın adını mutlaka anmak gerekiyor. Bedreddin’in Edirne’de başlayan Bursa, Konya, Halep, Şam, Kahire ve Tebriz’i içine alan yolculuğu İznik sürgünlüğü ile devam eder ve Bulgaristan – Serez’de son bulur.

Marx’ın zorunlu gezileri neredeyse tüm Avrupa’yı kapsamaktadır. Her ikisi de ekonomik sosyal koşullardan hareket etmiştir. Her ikisi de toplumsal özgürlüğün, sınıf mücadelesi ve zor yoluyla gerçekleşeceğini savunmuştur. Determinizm yerine volüntarizm önem kazanmaktadır. Dolayısıyla Bedreddin, Hikmet Kıvılcımlı’nın dediği gibi tarihsel devrimlere son verip sosyal devrimler çağını başlatan ilk devrimci olmuştur.

Previous StoryHukuk Felsefesini Şarkılarla Kutladık / Y. Can Yıldırım
Next StoryMehmet Akkaya ile Mersin’de Buluştuk / Hasan Gülbahar

Son Yazılar

  • Kapitalizme Karşı Kitlesel Yürüyüş
  • 1 Mayıslar, Yükselişler ve Düşüşler
  • Olayların Arkasında Kim Var?
  • Esenyurt’ta Felsefe Etkinliği / Erol Ercan
  • İslam Felsefesinde Reddiye

Arşivler

  • Mayıs 2026
  • Mart 2026
  • Şubat 2026
  • Aralık 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Temmuz 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Nisan 2022
  • Mart 2022
  • Şubat 2022
  • Ocak 2022
  • Aralık 2021
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Temmuz 2021
  • Haziran 2021
  • Mayıs 2021
  • Nisan 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019

Kategoriler

  • Etkinlik
  • Felsefe
  • Genel
  • Hakkında
  • Kitaplar
  • Konuk Yazar
  • Politika
  • Sanat
  • slider
  • Uncategorized

Sayfalar

  • #14 (başlık yok)
  • Biyografi
  • İletişim
  • Sample Page

Sayfalar

  • #14 (başlık yok)
  • Biyografi
  • İletişim
  • Sample Page

Son Yazılar

  • Kapitalizme Karşı Kitlesel Yürüyüş
  • 1 Mayıslar, Yükselişler ve Düşüşler
  • Olayların Arkasında Kim Var?
  • Esenyurt’ta Felsefe Etkinliği / Erol Ercan
  • İslam Felsefesinde Reddiye

Kategoriler

  • Etkinlik
  • Felsefe
  • Genel
  • Hakkında
  • Kitaplar
  • Konuk Yazar
  • Politika
  • Sanat
  • slider
  • Uncategorized

İletişim

e-posta – akkaya44@hotmail.com Telefon - 0544694 5456
Bu site 2019 Tarihinde Mehmet Akkaya Tarafından Yapılmıştır