Cevdet Konak ve Birsen Orhan’la TUNCELİ BELEDİYESİ’NDE BULUŞTUK Dersim turunun bugün son günüydü. Günün özetine geçmeden önce belirteyim ki, notların yazıldığı tarih ile paylaşıldığı tarih birbiriyle örtüşmeyebiliyor. Dersim merkezini, Seyyit Rıza parkını ve Dersim Belediyesi’ni ziyaret, turun son günü olarak planlanmıştı. Cevdet Konak ve Birsen Orhan’ın söyledikleri çok öğretici ve çok çarpıcıydı. Birazdan detaylar da […]
Empirist Felsefede Üç Büyükler
Felsefi akımlara epistemolojik bir bakış atıldığında iki akımın ön plana çıktığı görülür: Rasyonalizm ve empirizm. İlkine akılcılık ikincisine deneycilik deniliyor. Akılcılık, Platon’dan veri (öncesi de var) varlığı bilmenin kaynağı olarak görülür. Çünkü bu anlayışa göre duyular insanı yanıltır. Gerçek bilgiye, epistemeye ancak akılla, düşünceyle varılabilir. Bu akılcı anlayışın yeni çağdaki en radikal savunucuları Descartes, Spinoza […]
Dersim: Coğrafya Kader mi?
Coğrafyanın kader olduğunu kimin söylediğini tespit etmek zor olsa da İbni Haldun’un sosyal felsefesinde bunu doğrulayacak düşüncelerin yer aldığı ileri sürülebilir. Bilhassa sanayi öncesi toplumlarda iklim ve bitki örtüsü belirleyici olmuştur. Bugün Dersim’in coğrafyasını görünce öncelikle coğrafya ile toplumsal düzey arasında bir ilişki olacağını düşündüm. Erzincan yol ayrımından Dersim’e sapıp Pülümür’e girdiğimizde coğrafyası ve kaderi […]
Dersim’e Yeni Bir Yolculuk
Dersim’e yeni bir yolculuk diyorum. Çünkü geçen yıl da yine bu tarihlerde bir tur düzenlenmişti. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Güngören (ist) şubesinin düzenlediği geziye ikinci kez angaje oluyorum. Konuşmacı olduğum bir de program gerçekleşecek. Programda, Alevilerin direniş tarihini konu etmek hedefleniyor. Alevilerin direniş tarihi ile Dersim’in direniş tarihinin benzer olduğunu düşünebiliriz. Hatta ezilenlerin tarihi […]
Filozoflardan Yeni Hamleler
Dünyanın yeni koşulları, entelektüel alanda yeni filozoflara imkan verir. Yeni filozofların ise kendilerine özgü yöntemlerle düşünsel, siyasi ve sosyal koşullara müdahale ederek hamleler yaptıkları bir realitedir. Felsefe tarihinde 17. yüzyılın 3 büyükleri deyince yeni hamlelerle tanıdığımız Descartes, Spinoza ve Leibniz’i düşünmek gerekiyor. Ne var ki sıklıkla “bu filozofları anlayamıyorum” diyen pekçok arkadaşla da karşılaşmak mümkün […]
Dersim’de Gezi ve Panel
Dersim’de (Tunceli) tarihi ve kutsal mekanları görmek ve ziyaret etmek üzere Güngören Pir Sultan Abdal Kültür Derneği kitlesel bir gezi düzenliyor. Nazmiye’de bulunan Düzgün Baba ve Ovacık yamaçlarında yer alan Munzur gözeleri de gezilecek mekanlar içinde. Dersim turunun son gününde, Baba Mansur Ocağı’nda benim de konuşmacı olduğum bir de panel planlanmış. Panelin başlığı: Alevilerin Direniş […]
Descartes, Spinoza, Leibniz
Cogito, Conatus, Monad: DESCARTES, SPİNOZA, LEİBNİZ 17. Yüzyılın üç büyükleri olarak bilinen Descartes, Spinoza ve Leibniz, felsefe tarihine üç önemli kavram armağan ettiler: Cogito, conatus ve monad. Bu kavramları sırasıyla düşünce, yetenek ve atom olarak düşünmek yanlış olmaz. Demek oluyor ki, felsefe tarihinde belirleyici olan maddi üretim ilişkileri olsa da filozofların bu ilişkileri, bir takım […]
Materyalizm ve İslam Filozofları
Başlığa bakarak materyalizm ile İslam filozoflarının birbirini dışladığını ileri süreceğim düşünülebilir. Felsefedeki çatışmanın, idealizm ile materyalizm arasında cereyan ettiğini savunacağımı aklına getirenler de olacaktır. Böyle düşünmek ve aynı zamanda, sınıf çatışmalarını bırakıp konuyu din – bilim çatışmasına indirgemek de kanaatimce yanlış olur. Bu bakışların proletarya dışı, burjuva – liberal bakış açıları oldukları açıktır. Konunun aktüel […]
Kızılbaşlar’dan Aşure İkramı
Çoğumuzun bildiği gibi Kızılbaş geleneğinde, tutulan 12 günlük Muharrem oruçlarının ardından aşure ikramları yapılıyor. Daha doğrusu oruçlar aşure ile açılıyor. Bu da kitlesel bir şekilde, bir sosyal ve dinsel tören biçiminde gerçekleşiyor çoğu kez. Sosyal bir yönünün oluşu, onun salt bir din / inanç etkinliği olmadığının da göstergesi olsa gerek. Kitlesel olarak gerçekleştiği düşünülürse kişisel […]
Uyuyan Dünyaya Seslenmek
Son birkaç ay içinde, yine sanatçı aydın, yazar, çizer dostlardan pek çok kitap ulaştı elime. Fırsat buldukça, bu eserlere yönelik kanaatlerimi sizlerle de paylaşıyorum. Gülten D. İncesu da bu şair, derlemeci ve yazarlardan birisi. Sosyal medyada ve kamuoyundan tanıyoruz kendisini. İnsan sorunlarını, dünya sorunları olarak algılaması önceden beri dikkatimi çekmiştir. Buluştuğumuzda, yazdığı ve imzaladığı üç […]