Dünyayı kavrama ve değiştirme söz konusu olduğunda sınıflı toplumun doğasına uygun olarak birden çok bakış açısının birbiriyle yan yana durduğu ve çoğu zaman da karşıtlık ilişkisi içinde bulunduğu gözlerden kaçmaz. Bu haftaki panel kapsamında iki bakış açısının özgünlüğünü, birbiriyle ilişkisini ve karşıtlığını belirtmek şimdilik yeterli olacak sanırım. Bunlardan ilki antroposantrik bakış açısıdır ki, buna felsefi […]
Ankara Programı Belli Oldu
Din eski ve yeni formlarıyla bütün insanlığı kuşatmış durumda. Entelektüel çalışmalar içinde olduğu kadar Marksizm açısından da merkezi bir noktada bulunuyor. Pekçok kesim açısından eskide kalmış gibi görünse de bilhassa yeni formlarıyla yani laiklik, Aydınlanma, bilimcilik, hukuk önünde eşitlik, sekülerizm türünden anlayışlarla varlığını sürdürüyor. Marx, din eleştirisi dönemi sona erdi, artık dünyanın eleştirilmesi gerekir açıklamasını […]
Dersim Yalnızca Dersim Değildir
Dün değerli arkadaşım Ali Çiftçi aradı. Dersim Tanıtım Günleri’ne gidelim önerisinde bulununca bir iki saat sonra kendimizi Yenikapı-İstanbul’da organize edilen etkinlikte bulduk. Metrodan inince, acemiliğimizden olsa gerek mekanı zor bela bulduk. Polis ve zabıtalarla ablukaya alındığı anlaşılan alana girince güzel bir moral bulduk. Tanıdık yüzlerle karşılaştıkça, dostluğu hissettikçe neşemiz de arttı. Remzi Aydın, Cemal Taş, […]
Ulus Devlet Felsefesi
Halk Katliamları Açısından ULUS DEVLET FELSEFESİ Ulus devlet denildiğinde modern dönem, çağdaş değerler, laik sistemler ve burjuva demokrasileri akla gelir. Keza anayasalı rejimler, yasalı topluluklar, yasalar karşısında eşitlik ilkesi, milli/ulusal eğitim de modern dönemi izler. Modern ulus devletler her ne kadar liberal teoriler ve sermaye sahipleri için olumlu değerler içerse de emekçi sınıflar, ezilen halklar, […]
Marx, Din ve Bedreddin
Filozoflar felsefeyi felsefeyle sürdürenler ve felsefeyi –teoriyi- pratiğe yükselterek sürdürenler olmak üzere iki kutba ayrılırlar. Felsefe tarihi, esas olarak tezi tezle, teoriyi teoriyle sürdürenlerin tarihi durumundadır. Yine de istisnaları da az değildir. Bu istisnalardan ikisinin Şeyh Bedreddin ve Karl Marx olduğunu söylemenin önemli bir tespit olduğunu düşünüyorum. Her iki filozofun da felsefeyi yalnızca pratiğe eşitlemekle […]
Vahşeti Estetize Etmenin Olanağı
Aralık ayı Türkiye ve Kürdistan tarihi bakımından vahşetler tarihi olarak bilinir. Maraş, hapishane ve Roboski katliamları birbirini izledi. Katliamlar ne ilkti ne de son oldu/buldu. Elbette bu siyasal hadiseler, sanat ve edebiyat dünyasında da yankısını bulmaktadır. Anılan olaylarla birlikte son on yıllardır Kürt kentlerinde yoğunlaşan katliamlar sanat, düşün ve felsefe dünyasının da gündemini belirliyor. Bu […]
Dünyanın Direksiyonuna Geçmek
İşçi Sınıfı ve Devrimci SendikacılıklaDÜNYANIN DİREKSİYONUNA GEÇMEK Egemen sınıflar gibi egemen düşün, felsefe ve bilim etkinlikleri de yaşamın üreticisi olan, her türden zenginliğin kaynağını teşkil eden işçi sınıfını, emekçileri, onların gücünü, kurumlarını, örgüt ve partilerini ve elbette ki sendikalarını görmezden gelirler. Sendikalar ki en genel çerçevede söylenirse emekçilerin, özel olarak da işçi sınıfının, yani proletaryanın […]
Göçmenlik Ve Irkçılık Sorunu
Sanat Ve Edebiyat Bağlamında GÖÇMENLİK VE IRKÇILIK SORUNU Kimisini vatanından ayırdın Kimisinin gül benzini soldurdun Kimisini gelmez yere gönderdin Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm Karacaoğlan İnsanlığın en eski sorunlarının başında gelen göçmenlik meselesi son yüzyılda kendisini daha da belirgin hale getirmiştir. E. Said’in yaklaşımına göre 21. yüzyılın başlarındaki gelişmelere bakılacak olursa bu yüzyıl […]
Sendikalar Ne İş Yapar?
Türk Lirası Tepetaklak Olurken SENDİKALAR NE İŞ YAPAR? Fikret Başkaya ve Taner Timur’u hatırlamak ve hatırlatmak istiyorum. Resmi ideoloji konusunda düşünceleri farklı olan yakından tanıdığım ve kitaplarını takip ettiğim iki değerli aydın/düşünür. Önceki gün ikisi de ekonomik, sosyal olgulara işaret eden yazılar paylaştılar. Taner hocanınki kısaydı ama oldukça anlamlı ve düşündürücü geldi bana. New York […]
Bütün Dinler Aynı mı?
Geçen hafta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul-Güngören Şube’nin düzenlediği bir etkinliğe davetliydim. Güzel bir geceydi. Dört saat sürdü. Kızılbaş/Alevi kültürünün tarihsel ve aktüel boyutları konuşuldu. Konuşmalara şarkılar, türküler eşlik etti. 400 kişilik salon neredeyse doluydu. Neşelendiren, duygulandıran, eğlendiren ve düşündüren yanları da vardı. Program, Başkan Kenan Yerlitaş’ın konuşmasıyla başladı. Menekşe Yeter ve Mazlum Köse […]