“Alevilerin ibadet dili Türkçedir” sözleriyle başlayan bir tartışma var. Dilin, filozofça ele alınması ilginç olabilir. Biz de sürece kenarından eklemlenebiliriz. Nitekim “dil felsefesi” adıyla bir de felsefe disiplini var. Dili, analiz etmek, işlevini açıklamak zordur. Einstein’a, cinsel organını sormuşlar dilini göstermiş. Çok mecazi bir yanıt! Dilim, başıma giydirir kilim demişler. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır […]
Nihat Behram İle Buluşma
Şair, Sanatçı, Aktivist NİHAT BEHRAM İLE BULUŞMA Nihat Behram ile uzun yıllar sonra yeniden, İsviçre’nin Basel şehrinde bir kafeteryanın bahçesinde buluştuk. Çay – kahve eşliğinde süren sohbetimize Kazim ve Zeki de eşlik etti. Buluştuğumuzda seksen yaşına geldiğini söyledi Behram. Demek ki aramızda yaklaşık 20 yıl yaş farkı var. Sanat, edebiyat, şiir ve yazdığı öykülerin yaşı […]
Ercan Kanar’ın Hukuk Felsefesi
Yaşamından Kareler; Kutlama, Kokteyl ERCAN KANAR’IN HUKUK FELSEFESİ Önceki akşam, yüzlerce avukat, hukukçu, insan hakları savunucusu ve politik aktivist ile bir araya geldik. Taksim’de yapılan buluşmanın konusu, kamuoyunun yakından tanıdığı Ercan Kanar’ın hukuk alanındaki teorik ve pratik katkısını tartışmak ve bu katkıları kutlamak idi. Hukuk Felsefesi adlı çalışmamdan ve bu kitaba Kanar’ın Önsöz yazmış olmasından […]
Herkes Felsefe Öğrenebilir mi?
Felsefe bilmek derken ne kastediyoruz? Bir düşünme yöntemini anlıyoruz öncelikle. Yani bilim değil, sanat değil, politika değil, hatta hukuk değil, ahlak değil, din değil de felsefe. Felsefe tek başına olmuyor. Bilim, sanat ve siyaset de bilmek gerekiyor. Felsefe bilmek ile felsefe yapmak aynı şey değil. Mesela Marksolog diyoruz. Ama Marksist de diyoruz. Marksolog, Marksist olmayabilir. […]
Hukuk Felsefesi ve Eşitlik
Zürih’te; HUKUK FELSEFESİ VE EŞİTLİK Eylül ayı programları içinde bir buluşma da Zürih’te yapıldı. EKM ve Xeta Sor’dan arkadaşların olduğu bir toplulukla bir araya geldik. Hukukun ve hukuki toplumun ne olduğunu tartıştık. Emperyalizm koşullarında hukukun nasıl bir işlev gördüğü üzerinde duruldu. Hüseyin İşli’nin moderatörlüğünü yaptığı sunumda öncelikle hukuk sistemlerinin neler olduğunu ve tarihçelerini açıklamakla söze […]
Aleviler ve Eşitlikçi Kaynaklar
Almanya – Weil’de Konuşma ALEVİLER VE EŞİTLİKÇİ KAYNAKLARI Önceki gün bir grup arkadaşla Weil am Rhein Alevi Kültür Derneği’nde bir araya geldik. Alevi toplumunun kültürel, inançsal, felsefi, tarihsel boyutlarına ilişkin bir sunumum oldu. Moderatörlüğünü Kazim Sarı’nın yaptığı sunum sırasında çeşitli tartışmalar, kitap sergisi ve lokma ikramı da söz konusu oldu. Sarı, programın başında ve içinde […]
Emperyalizm ve Dünya Barışının Koşulları
Dünya barışının koşullarını tartışmak üzere haftasonu bir grup arkadaşla Almanya’nın Stuttgart kentinde bir araya geldik. Dünya barışını, emperyalizm ve savaş politikalarından giderek açıklama yolu izlendi. Emperyalizm analizleriyle başlayan programda, konu somut / aktüel sorunlara kadar genişledi. Emperyalizmin sermaye, savaş ve işgal kavramlarıyla birlikte ele alınırken barışın önündeki en büyük engel olarak görülmesi, dikkat çekiciydi. Buna […]
Devrimci Tutsaklarla Dayanışma
Önceki gün Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu’nun düzenlediği bir etkinlikteydik. 100 civarında bir katılımla Stuttgart’ın ormanlarında bir araya geldik. Piknik atmosferinin egemen olduğu koşullarda gerçekleşen buluşmanın teması “Devrimci tutsaklarla dayanışma” idi. Toplantıda, benim de hapishane ve tutsaklık bahsine felsefeden bakan bir sunumum oldu. Merak edenler için sunumdan bir kaç temayı burada da paylaşmak istiyorum. Hapishane, kriminal […]
2025 Avrupa Programları Netleşti
Eylül ayı içinde Avrupa’da gerçekleşecek olan toplantılarda sosyal, tarihsel, felsefi, hukuki, inançsal olmak üzere birkaç temayı mercek altına alıyoruz. Toplantı içeriklerini merak edenler için kısaca da olsa konulara değinmek yararlı olabilir. Toplantılar emperyalizm koşullarında yapılıyor. Dolayısıyla hukuki, felsefi, entelektüel çalışmalar, bu gerçeği dikkate almadan anlamlı, bilinçli, devrimci sonuçlar ortaya koyamaz. Ebedi Barış Olanaklı mı? Barış, […]
Filozofların Tanrı’yla Mesaisi
Aurelius Augustinus FİLOZOFLARIN TANRI’YLA MESAİSİ Augustinus, çocuk ve gençliğinde Hıristiyanlık karşıtıdır. Dokuz yıl Manicilik dininin etkisinde kalmıştır. Maniciliğin, Kızılbaşları etkileyen bir dinsel anlayış olduğu da ileri sürülür. Onun kurucusu olan Mani’ye göre bu inanç elini, belini, dilini mühürle diyen bir inançtır. Augustinus deyince sofistler de akla gelmelidir. Protagoras, her şeyin ölçüsü insandır, demişti. Önceleri buna […]