Eylül ayı içinde Avrupa’da gerçekleşecek olan toplantılarda sosyal, tarihsel, felsefi, hukuki, inançsal olmak üzere birkaç temayı mercek altına alıyoruz. Toplantı içeriklerini merak edenler için kısaca da olsa konulara değinmek yararlı olabilir. Toplantılar emperyalizm koşullarında yapılıyor. Dolayısıyla hukuki, felsefi, entelektüel çalışmalar, bu gerçeği dikkate almadan anlamlı, bilinçli, devrimci sonuçlar ortaya koyamaz. Ebedi Barış Olanaklı mı? Barış, […]
Filozofların Tanrı’yla Mesaisi
Aurelius Augustinus FİLOZOFLARIN TANRI’YLA MESAİSİ Augustinus, çocuk ve gençliğinde Hıristiyanlık karşıtıdır. Dokuz yıl Manicilik dininin etkisinde kalmıştır. Maniciliğin, Kızılbaşları etkileyen bir dinsel anlayış olduğu da ileri sürülür. Onun kurucusu olan Mani’ye göre bu inanç elini, belini, dilini mühürle diyen bir inançtır. Augustinus deyince sofistler de akla gelmelidir. Protagoras, her şeyin ölçüsü insandır, demişti. Önceleri buna […]
Düşman İkiz Kardeş
Barış ve Savaş DÜŞMAN İKİZ KARDEŞ! 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne uyandık bugün. Eylem ve etkinlik haberlerine baktım sosyal medyada. Emekçiler ve ezilenler cephesini anlamaya çalıştım öncelikle. Bir yandan da sömürücü sınıfların ve emperyalizmin, barışı ele alış tarzına odaklanayım dedim. Öyle bir dünyada ve öyle bir çağda yaşıyoruz ki, sorsanız dost düşman herkes savaş karşıtı, […]
Yazarlar Ne Yazıyor?
Üç yazar Üç Kitap YAZARLAR NE YAZIYOR? Üç yazar arkadaşın daha kitapları elime ulaştı. İnsanı yazmışlar, dünyayı yorumlamışlar, kendilerini anlatmışlar, değişmenin, dönüşmesin koşullarını paylaşmışlar. Estetik kurmuşlar kendilerince, siyasi yönelimler içine girmişler. Bununla da kalmayıp değiştirme kültürüne odaklanmışlar. Mustafa Erdem, Devrim Gür ve Turan Karatepe’den söz ediyorum. Kitabın tarihselliğine ve değerine ilişkinin bir kaç söz ederek […]
Kentlerin Çekim Gücü
Yetmiş günlük kır tecrübesinin ardından sonra dün tekrar İstanbul’daydım. Dön dolaş yeniden kentsel yaşam! Neden bu mecburiyet? Sanırım yanıt, kentlerin çekim gücünde gizli. Bu da, yaşamı kendimizin değil, tek tek bireylerin, insanın da değil sermayenin belirlediği anlamına geliyor. Sanki biz belirliyormuşuz gibi de bir “algı” oluşuyor. Bir ömür boyu, bu algıyı hakikat zanneder inanıp gideriz. […]
Ahlak Ve Eşitlik Üzerine / Feyzi Çelik (Avukat-Yazar)
Mehmet Akkaya İle AHLAK VE EŞİTLİK ÜZERİNE Siyasetçiler, filozoflar ve hukukçular gibi pek çok alandan insan, haklı olarak ahlak ve barış üzerine söylemlerde bulunuyor. Bunlardan birisi de kuşkusuz ki Mehmet Akkaya’dır. Akkaya’nın tavrına bakılırsa Kürt hareketinin “geri çekilmesi” self determinasyon ilkesinden geriye düşmek anlamına geliyor. Bu konulara değinirken eşitlik kavramını ele almak elbette ki önemli […]
Etik Olan Nedir
Ahlak Felsefesi Açısından ETİK OLAN NEDİR? Sahte diplomaların, yolsuzluk ve siyasi ahlaksızlıkların zirve yaptığı ve azgın sömürüyü gölgede bıraktığı bir dönemden geçiyoruz. Elbette ki bunlar buzdağının görünen yüzü. Ne var ki böylesi bir yabancılaşma yalnızca ülkemize ve günümüze özgü de değildir. Sınıflı toplum, feodalizm ve kapitalizm demek, sahtelik demek, vurgun, çürüme, yozlaşma ve ahlaksızlık demektir. […]
Yeniçağ Felsefesine Giriş
Geçen hafta felsefi pedagoji üzerine yazmış ve konuşmuştum. Belli başlı felsefe öğrenme ve öğretme yolları üzerinde durulmuştu. Bunlar kronolojik yol, sistematik yol, biyografik yol, felsefi akımlar ve coğrafik yol olarak belirlenmişti. Gelen eleştiri ve öneriler üzerine her felsefi pedagojik yol için bir model / örnek sunmak veya göstermek gerekli görünüyor. Dolayısıyla bu hafta Kronolojik yola […]
Felsefede Arkhe Sorunu
Arkhe, Grekçe bir terim olarak bilinir ve felsefenin merkezi kavramlarından birisidir. Arkhe, bir şeyin ilk nedeni, başlangıcı, doğası, özü anlamına geliyor. Aynı zamanda tüm varlıkların kaynağı ve nedeni olarak da düşünülebilir. Felsefe tarihi bilgilerine bakılırsa terimi ilk kullanan kişi Thales’tir. Thales M. Ö. 6. yüzyılda İyonya’da yaşamış bir filozoftur. Şeylerin nedeni, doğası, aynı anlama gelmek […]
Hukuk Felsefesi ve Barış
Savaş tartışmalarının yapıldığı her platformda konu mutlaka hukuka gelir. Ona büyük ve kutsal bir rol yüklenir. Felsefe tarihinde bunun örnekleri az değildir. Birçok filozof, savaşı hukuk ile çözmenin felsefesini yapmıştır! Felsefe devam etmiştir ama hiç bir savaş da hukuk yoluyla veya felsefeyle sona ermiş değildir. Çünkü savaş, kaynağını hukuktan değil, sermayeden, sınıflardan ve mülkiyet ilişkilerinden […]