Halk Katliamları Açısından ULUS DEVLET FELSEFESİ Ulus devlet denildiğinde modern dönem, çağdaş değerler, laik sistemler ve burjuva demokrasileri akla gelir. Keza anayasalı rejimler, yasalı topluluklar, yasalar karşısında eşitlik ilkesi, milli/ulusal eğitim de modern dönemi izler. Modern ulus devletler her ne kadar liberal teoriler ve sermaye sahipleri için olumlu değerler içerse de emekçi sınıflar, ezilen halklar, […]
Marx, Din ve Bedreddin
Filozoflar felsefeyi felsefeyle sürdürenler ve felsefeyi –teoriyi- pratiğe yükselterek sürdürenler olmak üzere iki kutba ayrılırlar. Felsefe tarihi, esas olarak tezi tezle, teoriyi teoriyle sürdürenlerin tarihi durumundadır. Yine de istisnaları da az değildir. Bu istisnalardan ikisinin Şeyh Bedreddin ve Karl Marx olduğunu söylemenin önemli bir tespit olduğunu düşünüyorum. Her iki filozofun da felsefeyi yalnızca pratiğe eşitlemekle […]
Vahşeti Estetize Etmenin Olanağı
Aralık ayı Türkiye ve Kürdistan tarihi bakımından vahşetler tarihi olarak bilinir. Maraş, hapishane ve Roboski katliamları birbirini izledi. Katliamlar ne ilkti ne de son oldu/buldu. Elbette bu siyasal hadiseler, sanat ve edebiyat dünyasında da yankısını bulmaktadır. Anılan olaylarla birlikte son on yıllardır Kürt kentlerinde yoğunlaşan katliamlar sanat, düşün ve felsefe dünyasının da gündemini belirliyor. Bu […]
Dünyanın Direksiyonuna Geçmek
İşçi Sınıfı ve Devrimci SendikacılıklaDÜNYANIN DİREKSİYONUNA GEÇMEK Egemen sınıflar gibi egemen düşün, felsefe ve bilim etkinlikleri de yaşamın üreticisi olan, her türden zenginliğin kaynağını teşkil eden işçi sınıfını, emekçileri, onların gücünü, kurumlarını, örgüt ve partilerini ve elbette ki sendikalarını görmezden gelirler. Sendikalar ki en genel çerçevede söylenirse emekçilerin, özel olarak da işçi sınıfının, yani proletaryanın […]
Göçmenlik Ve Irkçılık Sorunu
Sanat Ve Edebiyat Bağlamında GÖÇMENLİK VE IRKÇILIK SORUNU Kimisini vatanından ayırdın Kimisinin gül benzini soldurdun Kimisini gelmez yere gönderdin Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm Karacaoğlan İnsanlığın en eski sorunlarının başında gelen göçmenlik meselesi son yüzyılda kendisini daha da belirgin hale getirmiştir. E. Said’in yaklaşımına göre 21. yüzyılın başlarındaki gelişmelere bakılacak olursa bu yüzyıl […]
Sendikalar Ne İş Yapar?
Türk Lirası Tepetaklak Olurken SENDİKALAR NE İŞ YAPAR? Fikret Başkaya ve Taner Timur’u hatırlamak ve hatırlatmak istiyorum. Resmi ideoloji konusunda düşünceleri farklı olan yakından tanıdığım ve kitaplarını takip ettiğim iki değerli aydın/düşünür. Önceki gün ikisi de ekonomik, sosyal olgulara işaret eden yazılar paylaştılar. Taner hocanınki kısaydı ama oldukça anlamlı ve düşündürücü geldi bana. New York […]
Bütün Dinler Aynı mı?
Geçen hafta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul-Güngören Şube’nin düzenlediği bir etkinliğe davetliydim. Güzel bir geceydi. Dört saat sürdü. Kızılbaş/Alevi kültürünün tarihsel ve aktüel boyutları konuşuldu. Konuşmalara şarkılar, türküler eşlik etti. 400 kişilik salon neredeyse doluydu. Neşelendiren, duygulandıran, eğlendiren ve düşündüren yanları da vardı. Program, Başkan Kenan Yerlitaş’ın konuşmasıyla başladı. Menekşe Yeter ve Mazlum Köse […]
Feminizm Ve Kadın Mücadelesi
Son yılların yükselen ideolojik akımlarından birisi de feminizm oldu. Feminizm kadınların hak ve özgürlük taleplerinin mücadelesini yürüten bir akım olarak bilinir. Bununla birlikte hem ülkemizde hem de dünyada bu akım izlendiğinde tek tarz bir feminizmden de söz edileceği söylenemez. Bir ucunda erkek düşmanlığını savunan diğer ucunda da sınıflı toplum, feodalizm ve sermayeciliğin aşılması mücadelesi yürütülen […]
Postu Deldirtmeden Tüy!
Üç zarflı bir seçim hikayesi anlatmak istiyorum. Zamanın birinde bir ülke varmış. Bu ülkede padişahlık babadan oğullara geçmezmiş. Çünkü günün birinde ülke halkı “böyle şey olmaz, biz bizi yöneten padişahımızı kendimiz seçmek isteriz” deyip ayaklanmış. Sonra da ülkenin ileri gelenleri, sahipleri diyelim, bu baskı karşısında seçimli sisteme geçmişler. Gelin görün ki halk tarafından seçildikleri halde […]
Dünya Felsefe Günü
Sermayenin sıradanlaştırıp sömürmeyeceği hiç bir maddi ve düşünsel ürün/değer bulunmuyor. Felsefe de sermayenin sıradanlaştırıp metalaştırdığı ve giderek bir araç durumuna getirdiği etkinliklerden birisidir. Felsefenin içinde ya da yakınında olanların bileceği gibi 2003’ten beri Dünya Felsefe Günü kutlanıyor. Böyle günlerin UNESCO tarafından onaylandığını ve Felsefe Günü’nün de her yıl Kasım ayının üçüncü perşembesine denk düştüğünü anımsamak […]