site logo
  • ANASAYFA
  • FELSEFE
  • POLİTİKA
  • SANAT
  • HAKKINDA
  • KİTAPLAR
  • KONUK
  • ETKİNLİK
Şubat 19, 2026  |  By Mehmet Akkaya In Felsefe, Politika, Sanat

42. Kitap Fuarı

arkafon 1 - Kopya (4) - Kopya

Haftasonu itibariyle bir kitap fuarı daha sona erdi. Kitap fuarlarının kent dışına taşınması, oldum olası içime sinmedi, sinmez de. İnsanları, kentlerin uzaklarına taşımak, daha doğrusu sürmek kapitalizmin genişleme mantığı ile ilgili olabilir. Günümüzde sermayenin genişleme ihtiyacı, insanların kültürel ihtiyaçlarını kolay karşılama ihtiyacının önüne geçmektedir.

Fiziksel uzaklık, sosyal ve psikolojik uzaklığa da neden oluyor. Uzaklık arttıkça kitaba ve entelektüel ürünlere temas etmek kısmen de olsa zorlaşıyor. Kitlenin kolayca temas etmediği, ikna olmadığı etkinlikler, beni de ikna etmez, etmiyor da. TÜYAP’ın İstanbul’da bu yıl düzenlediği 42. Kitap Fuarı’na giderken metrobüste ilk olarak bu uzaklık konusunu düşündüm.

Kitap fuarlarının kentin uzağında kurulmasının, kitaplara olan ilgiyi düşürdüğü sıklıkla söylenir. Üstelik kitaplara olan ilginin her geçen gün azaldığı da ileri sürülmektedir. Yol boyunca bu türden negatif bir ruh haline sahip olarak alana ulaştık. Ulaştık diyorum, çoğul söylüyorum. Çünkü beş-altı kişiydik. Fuar alanı, her zamanki gibi belli bir yoğunluğa sahipti. Hafta içi olmasına rağmen insanların kitaba ilgisi fena değildi. Yine de eskiden olduğu gibi, İstanbul-Beyoğlu’nda olduğu kadar tıklım tıklım da değildi.

Eskiden, kitap fuarlarında politik bir atmosfer olurdu, siyasi etkinlikler, fuar içinde ve kapısında sloganlı gösterilere tanık olurduk. Polis önlemleri, güvenlikler ve kontroller de söz konusu idi. Anlaşılan o ki kitaba ilgi azalınca polise ve güvenliğe de lüzum kalmıyor. Bu nokta önemlidir, çünkü kitap bir kültürdür. Sosyal yaşamla, demokrasi mücadelesi ve sınıf dinamiği ile ilgilidir. Kitap yalnızca boş zaman dolduran bir obje değildir. Bir bilgiçlik gösterisi de değildir.

Egemen sınıflar tarafından gazete için hep ifade edilen “bitti” sözü kitap için de söylenmek isteniyor. Dijital kültürün baskın hale gelip kitabi kültürün yerini alması isteniyor. Kitap ise binlerce yıllık süren tarihiyle klasik bir kültür olarak direniyor. Bu seneki fuarda da direndiği gibi. Yayıncı dostların demesine göre pahalı olduğu halde okurlar, kitapla olan kadim dostluklarını sürdürüyor.

1990’lı yıllardan beri iki kültüre karşı burjuvazinin amansız bir mücadele yürüttüğünü saptıyoruz: Burjuvazi, kitabi kültüre ve komünist kültüre karşı büyük bir yok etme çabası içinde görülüyor. Ne var ki ikisini de alt edemiyor. Bu iki kültür için “öldü, bitti, yenildi” söylemi, gerçekleri yansıtmadığı için kitlelerde bir karşılık bulamıyor. Ancak dolaylı ve sınırlı etkiler ve kırılmalar yaratıyor. Daha fazlası değil.

Modern egemen sınıflar, klasik ve komünist kültürleri yok edemeyince onların içeriğine müdahale ediyor, örneğin kitapların içini boşaltıyor. Sermaye yazarlarını şişiriyor, parlatıyor gençlere, yetişkinlere, kadın ve erkeklere sunuyor. Pazarlıyor desek daha doğru olur. İçeriği boşaltma, sınıf siyasetini tasfiye etme çabasını, politik alanda da yapıyor.

Bence “kitap pahalı” yalanını da emekçilerden ziyade sermaye ideologları yapıyor. Bir paket sigara ya da içki parasına alınabilecek kitapları, yayıncıları, yazarları kusurlu gösterme, kitaba olan motivasyonu düşürme amacı güdülüyor. Kaldı ki, kitabi kültür alanlarında birçok yayınevi protokol uygulamasına da başvuruyor. Dolayısıyla kitap okuru, salt maddi imkansızlıktan dolayı kitap edinemiyor da değil. Emekçi semtlerinde içki, sigara vs için reklam, tanıtım, teşvik çalışmaları yapanlar, konu kitaba, özellikle de nitelikli kitaba geldiğinde “alım gücü” ve “pahalılık” gibi problemleri öne sürüyor.

Emperyalizm çağının burjuvazisi, kitaba yaptığının benzerini komünist kültüre karşı da 40-50 yıldır yapıyor. Sovyetik yönetimlerin çözülmesinden beri aynı söylemi komünizm için de kullanıyor. Halkı, emekçi sınıfları, ezilenleri haklı kılan bir gerçek var ki büyük insanlık bu iki kültürden asla vazgeçmiyor. Yayıncılar ve okurlarla konuştuğumuzda da burada yazdıklarımı haklı çıkaran bilgiler vermeleri not edilmesi gereken önemli bir husustur. Verdikleri bilgilere bakılırsa nitelikli kitaplara -ne yazık ki- ancak sınırlı bir ilgi söz konusudur.

Kitap stantlarına baktığımızda büyükçe bir kısmının, milliyetçi, dinci, Türkçü karakterde olduğu görülüyor. Yine bunlardan farklıymış, bilimsel özellik taşırmış gibi görünen kişisel gelişim kitapları da stantlarda büyükçe bir yer “işgal” ediyor. Ayrıca bitişik salonlardaki stantların tamamı “ders kitabı” olarak düşünülmüş. Bunların da resmi ideoloji taşıyıcıları olduğu düşünülürse komünist kitaba ve komünist kültüre yapılan kuşatmanın da boyutu ortaya çıkmış olur.

Fuarda, sosyalist yayınevleri olarak bilinen bazı kurumların yokluğu da dikkatlerden kaçmadı. Bunun nedenini, stant kiralarının astronomik düzeylerde olmasına bağlayanlar oldu. Sonuçta bilim, felsefe, sanat, siyaset alanında nitelikli, objektif karakterde diyebileceğimiz kitap stantları son derece sınırlıydı. Ne var ki, kitap fuarı denilen yerler de bu son kategoride söylediğim nitelikli kitapların suyu yüzü hürmetine düzenleniyor. Bir yayıncının şunu söylemesi didaktik: Sosyalistler ve sosyalist, devrimci yayınevleri olmasa kitap fuarları açılmaz!

Previous StoryGüncel Politikanın Felsefesi
Next StoryKürt Hareketi ve Tepkiler Üzerine

Son Yazılar

  • Kürt Hareketi ve Tepkiler Üzerine
  • 42. Kitap Fuarı
  • Güncel Politikanın Felsefesi
  • İbni Sina ve Tıp Felsefesi
  • Filozofun Merceği’nde Farabi

Arşivler

  • Şubat 2026
  • Aralık 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Temmuz 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Nisan 2022
  • Mart 2022
  • Şubat 2022
  • Ocak 2022
  • Aralık 2021
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Temmuz 2021
  • Haziran 2021
  • Mayıs 2021
  • Nisan 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019

Kategoriler

  • Etkinlik
  • Felsefe
  • Genel
  • Hakkında
  • Kitaplar
  • Konuk Yazar
  • Politika
  • Sanat
  • slider
  • Uncategorized

Sayfalar

  • #14 (başlık yok)
  • Biyografi
  • İletişim
  • Sample Page

Sayfalar

  • #14 (başlık yok)
  • Biyografi
  • İletişim
  • Sample Page

Son Yazılar

  • Kürt Hareketi ve Tepkiler Üzerine
  • 42. Kitap Fuarı
  • Güncel Politikanın Felsefesi
  • İbni Sina ve Tıp Felsefesi
  • Filozofun Merceği’nde Farabi

Kategoriler

  • Etkinlik
  • Felsefe
  • Genel
  • Hakkında
  • Kitaplar
  • Konuk Yazar
  • Politika
  • Sanat
  • slider
  • Uncategorized

İletişim

e-posta – akkaya44@hotmail.com Telefon - 0544694 5456
Bu site 2019 Tarihinde Mehmet Akkaya Tarafından Yapılmıştır