site logo
  • ANASAYFA
  • FELSEFE
  • POLİTİKA
  • SANAT
  • HAKKINDA
  • KİTAPLAR
  • KONUK
  • ETKİNLİK
Temmuz 20, 2023  |  By Mehmet Akkaya In Felsefe, Politika, Sanat

Felsefe Gevezelik Yapmak Değildir

1111

Felsefeci Orhan Hançerlioğlu:

FELSEFE GEVEZELİK YAPMAK DEĞİLDİR

Filozof/felsefeci Orhan Hançerlioğlu, 1916-1991 yılları arasında yaşamış. Temmuz ayında kaybettiğimiz için ölüm yıldönümündeyiz. Filozof yanında hukukçu, siyasetçi ve sanatçı kimliklerine sahip. Benim nazarımda esas yönü felsefe yapmış olmasıdır. Meslekten hukukçu ama entelektüel mesaisini felsefeye adadığı anlaşılıyor. Akademik filozoflar tarafından tutulan ve önemsenen birisi değil. Sevilen birisi de değil. Küçümseme anlamında ona “Georges Politser’in Türkiye şubesi” diyenler de var. Belki bu özelliği onu daha da önemli kılıyor olabilir. Çünkü Hançerlioğlu, felsefeyi kendini veya çocuklarını geçindirmek için yapmış birine benzemiyor. Kamuda, bürokraside, belediyede çalışmış. Entelektüel ürünleri ise Düşünce Tarihi adlı kitapta toplamış. Bu çerçevede onlarca eseri olmakla birlikte Düşünce Tarihi’nin özgün bir yerde durduğunu söylemek mümkündür.

Felsefeyi kavramlarla düşünme etkinliği olarak tanımlıyoruz. Böylesi aktivite gösterenlere de filozof (felsefeci) deniliyor. Buna göre Hançerlioğlu’nun ne derece filozof olduğu sorulabilir. Kendine özgü kavramları olmasa da felsefe tarihine bakışında, kavramsal bakışın egemen olduğunu söyleyebiliriz. Sorgulayıcı tavır da onun ayrıcalığını gösteriyor ki, tüm ana akım felsefelere eleştiri getirmiş birisidir. Pek çok anlaşılması güç filozofla yaptığı polemikler neticesinde felsefeleri anlaşılır hale getirmesi de büyük bir hizmettir. Hançerlioğlu’nun Marksist çizgide olduğunu da bilmem hatırlatmama lüzum var mı?

Bu hatırlatmaya lüzum yok belki ama öztürkçeci olduğunun mutlaka altı çizilmelidir. Türkçe felsefe yapan birçok filozofta da bu türden bir – hadi hastalık demiyeyim- takıntı vardır. Hançerlioğlu bunlar içinde en ilginci ve tutucu olanıdır. Şu kadarını hatırlatmak isterim ki, siz diyalektik materyalizm yerine “eytişimsel özdekçilik” derseniz, kavramın içerdiği devrimci özü yok etmiş olursunuz. Bunun gibi kapital yerine “anamal” denildiğinde de kavramın içerdiği politik, ideolojik anlam buharlaşmış olur. Yine de bu kusur, onun filozof kimliğinin önünde engel değildir.

Türkçeyle felsefe yapan, akademi dışındaki kişilerden birisiydi Hançerlioğlu. Yılmaz Öner ve Selahattin Hilav isimlerini de eklemek gerekiyor. Bunlar felsefeyi, toplumcu/sosyalist bir faaliyet olarak düşünen ender filozoflardır. Bir de yine akademi dışında felsefe yapmış bir isim var, onu da yaddetmek sanırım yararlı olacaktır: Vehbi Hacikadiroğlu. Hacikadiroğlu da liberal çizgide, bilhassa Locke’un öznel idealist felsefesinin Türkiye versiyonudur denilebilir. Elbette o da özgün bir filozof olarak kendine yer yapmıştır. Türkiye’nin felsefe tarihini bu tür düşün insanları açısından da okumanın son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Bunlar içinde en popüler olanının Hançerlioğlu olduğu söylenebilir. Yine de eserleri ve fikirleri yönünden ne derece tanındığı tartışmalıdır.

Hançerlioğlu’nun, Platon ile başlayan nesnel idealizme ve materyalizm olduğu zannedilen deneycilik gibi öznel idealist akımlara yönelik getirdiği eleştirinin altı çizilmelidir. Felsefe tarihini düşüncenin diğer disiplinleri ile birlikte ele alması başka bir özgünlüğünü gösteriyor. Üstelik bu entelektüel tarihi sınıf mücadelesi tarihine paralel olarak yapması da son derece dikkat çekicidir. Genel olarak düşüncenin özel olarak iktisadın tarihini, felsefenin temeline koymuş olması, tarihsel materyalist çizgide olduğunun göstergesi olarak okunabilir. Nihayet onda felsefe bir çokbilmişlik ya da gevezelik yapma, kendi içdünyasını zenginleştirip “huzur bulma”, vicdanen rahatlama etkinliği değil, “dünyayı değiştirme” etkinliğidir. Değiştirme kavramına bağlanması için – eğer abartılı bulunmazsa- Marksizmin felsefe anlayışına Türkiye topraklarından yapılmış bir katkıdır denilebilir.

Hançerlioğlu’nun optiğinde Düşünce Tarihi, felsefenin olduğu kadar bilim, siyaset ve sanatın da tarihi olmuş. Buradaki tarih, insanlığın eşitlikçi bir dünya inşa etmek için yürüttüğü mücadelenin tarihi olarak görülmektedir. Dolayısıyla Düşünce Tarihi’ndeki tarih, bir bakıma Hesiodas’tan Şeyh Bedreddin’e; Spartaküs ve Stoacılardan Babeuf’a; Epikuras, Thomas Morus ve ütopik sosyalistlerden Marx ve Engels’e dek çok sayıda filozofun komünal toplumdaki eşitlikçi yaşamı arayışının hikayesi olarak yazılmıştır. Kitap adları bile Hançerlioğlu’nun düşünce tutamaklarınının ne derece kıymetli olduğunu gösterir cinstendir: Ekonomi Sözlüğü, Toplumbilim Sözlüğü, İnanç Sözlüğü, Felsefe Ansiklopedisi… Gerçi sözlük ve ansiklopedi döneminin kapanmakta olduğu düşünülebilir ama bu çerçevede yazıp yaydıkları, döneminde önemli bir boşluğu doldurmuş olmalı.

Felsefenin hikayesi de bu paralelde anlam buluyor. Bunu yaparken yazarın değerli bir hizmet gördüğü açıktır. Bununla birlikte idealist filozoflara ve metafizik felsefelere yönelik kullanılan dil ve üslup kabadır. Örneğin varoluşçu filozofları yani Kierkegaard, Camus, Nietzsche, Heidegger, Sartre gibi filozofları saçma, zırva, gerici, mızmız, geveze türünden sıfatlarla etiketlemesi sorunludur. Ayrıca Düşünce Tarihi adlı temel eseriyle sınırlanarak söylemek gerekirse kitap dağınık bir yöntemle yazılmış izlenimi vermektedir. Bu kusurlar elbette ki biçime ilişkindir.

Düşünce Tarihi yanında Felsefe Sözlüğü gibi eserlerinde Marx, Lenin ve Mao’ya ilişkin yazdıklarında – benim açımdan- sorunlu yanlar da vardır. Bunun yanında düşünce dünyasında bu kişileri, onların tez ve teorilerini tartışmaya açtığı için belli bir takdiri hak etmektedir. Onun yazdığı Düşünce Tarihi, ülkemizin kültürel iklimini zenginleştirmiş en iddialı çalışmadır diyebiliriz. Düşünce dünyasını izlediğim kadarıyla söylüyorum, henüz aşılmış da değildir. Onu aşmak için yazılan düşünce ve felsefe tarihi kitapları ise felsefe tarihini yüceltme, filozofların ne denli büyük insanlar olduğunu düşünerek onları övme kaygısı gütmektedir. Bu da ana akım felsefe ve tarihi için şarttır! Aksi halde, felsefeye ve filozoflara eleştiri getirerek akademik kariyer yapma yolları kapanacaktır! Felsefe ise ün ve kariyer dışında, özgürce etkinlikte bulunanları sever.

Previous StoryÖykücü Öztürk Polat’ı Andık
Next StoryBoğaz’da Filozoflarla Tekne Turu

Son Yazılar

  • Seza Mis Horuz Kimdir?
  • Sokrates’i Savunmak ve Sorgulamak
  • İslam Dünyası ve Filozoflar
  • Sofraların Devrimci Dili
  • Gündelik Yaşamın Tiyatrosu

Arşivler

  • Aralık 2025
  • Ekim 2025
  • Eylül 2025
  • Ağustos 2025
  • Temmuz 2025
  • Haziran 2025
  • Mayıs 2025
  • Nisan 2025
  • Mart 2025
  • Şubat 2025
  • Ocak 2025
  • Aralık 2024
  • Kasım 2024
  • Ekim 2024
  • Ağustos 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Temmuz 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Temmuz 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Nisan 2022
  • Mart 2022
  • Şubat 2022
  • Ocak 2022
  • Aralık 2021
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Temmuz 2021
  • Haziran 2021
  • Mayıs 2021
  • Nisan 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019

Kategoriler

  • Etkinlik
  • Felsefe
  • Genel
  • Hakkında
  • Kitaplar
  • Konuk Yazar
  • Politika
  • Sanat
  • slider
  • Uncategorized

Sayfalar

  • #14 (başlık yok)
  • Biyografi
  • İletişim
  • Sample Page

Sayfalar

  • #14 (başlık yok)
  • Biyografi
  • İletişim
  • Sample Page

Son Yazılar

  • Seza Mis Horuz Kimdir?
  • Sokrates’i Savunmak ve Sorgulamak
  • İslam Dünyası ve Filozoflar
  • Sofraların Devrimci Dili
  • Gündelik Yaşamın Tiyatrosu

Kategoriler

  • Etkinlik
  • Felsefe
  • Genel
  • Hakkında
  • Kitaplar
  • Konuk Yazar
  • Politika
  • Sanat
  • slider
  • Uncategorized

İletişim

e-posta – akkaya44@hotmail.com Telefon - 0544694 5456
Bu site 2019 Tarihinde Mehmet Akkaya Tarafından Yapılmıştır